DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE

        Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite, günümüzde en yaygın olarak karşılaşılan durumlardan biridir. Bu sorunu yaşayan çocukların aileleri çoğunlukla ne yapacağını bilememekte, öğretmenleri bu çocuklarda sınıf içinde nasıl baş edilebileceğinin yollarını aramaktadır. Beyin üzerine okuduğum çalışmalarda, Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite bozukluğu yaşayan çocukların ön prefrontal loblarındaki kan akış hızının yavaş olması nedeniyle bu nörolojik sorunu yaşadıkları söylenmekle beraber sebebi kesin şudur diyebilen bir makale ya da araştırmaya rastlamadım. Çeşitli kaynaklar beyin glikoz metabolizmasındaki bozukluklardan kaynaklandığını, bazıları anne karnında ilaca maruz kaldığını ve enfeksiyon kaptığını, bazıları genetik olduğunu ileri sürmektedir. Sebebi her ne olursa olsun, çocuk bu durumdan psikososyal ve duygusal yönden, akademik hayatında, arkadaş ve aile ilişkilerinde çok fazla etkilenmektir. Çünkü bu çocuklar, motor takılmış gibi sürekli hareket halindedirler. Yorulmak nedir bilmez, yüksek yerlere tırmanır, koltuk tepelerinden inmez, dur sözünden anlamaz, mütemadiyen koştururlar. Oturmaya zorlandıklarında el ve ayakları durmaz. Masa başında oturamaz, sandalyenin ucunda oturur her an fırlayıp kaçacakmış gibi bir görünüm sergilerler. Akademik hayat başladığında bu sorunlar aileler tarafından tolere edilemez boyutlara gelir. Ders çalışmaz, dikkatini toplayamaz, eve sürekli şikayet getirir, söylenenleri unutur, eşyalarını kaybeder, sabırsızlanır, sırasını beklemekte zorlanır, aklına geleni anında yapmak isterler.
 

        Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite sorunu yaşayan aileler öncelikle bu konuda bilgilendirilmeli, aile ve çocuk arasında sağlıklı bir iletişim geliştirilmelidir. Okulla işbirliği halinde çalışılması daha verimli sonuçlar alınmasını kolaylaştırmaktadır. Çocuğun bu sorunun üstesinden tek başına gelmesini beklemek boşa kürek çekmektir. Gerçi ergenlik döneminin ortalarına doğru eski hareketlilikleri kalmaz, daha çok huzursuz, elini ayağıni nereye koyacağını bilemeyen, konsantre olmaları kolay olmayan gençler haline geldiklerinden aileler eskisi kadar zorlanmasalarda, ergenlik bunalımlarıyla birleştiğinden çocuklara nasıl davranılacağını bilmekte yarar olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple, ailelere erkenden Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite eğitim programlarına katılmalarını, mümkünse çocuklarının davranış terapisi, konsantrasyon eğtimleri, drama ve eğitici drama çalışmalarına katılmaları için teşvik etmelerini öneririm.
 

 

 

Uzman Psikolog

Tuğba DEMİRÖZ

www.paradoksdanismanlik.com




  1. Makaleler Sayfasına Geri Dön...