ÇOCUKTA CİNSEL GELİŞİM

        Doğumla başlayıp, ergenlik dönemi ile tamamlanan cinsel gelişim süreci anne babaların ancak sorun adlandırdıkları bir olayla karşılaştıklarında ilgilendikleri konulardan biridir. Oysa herkes cinsel statüyle doğar. Kız ya da erkek. Pek çok aile, çocuklarının cinsel gelişim sürecinde ne yapacaklarını bilmez bazen de paniğe kapılır. 

        Bebekler bir yaşlarına doğru yıkanma ve altının değiştirilmesi sırasında ortaya çıkan ilk cinsel duyguları yaşamaya başlarlar. Bebek bezinin cinsel organa uyguladığı baskı ve sıcaklık bebeğe haz verir. Kazara cinsel organına dokunan bebek aynı duyguyu tekrar yaşamak için yeniden cinsel organlarına dokunmaya çalışır. Erkek bebekler cinsel organlarıyla kız bebeklerden daha fazla oynarlar.  Bu durum bazı anne babaları ürkütür ve bir şeylerin yolunda gitmediği, bebeklerinde bir anormallik olduğu endişesine kapılmaktan kendilerini alamaz, toplum içinde bebeğin aynı davranışı yapacağından çekinerek sosyal ortamlara girmezler. Anne babanın ya da bebekle ilgilenen diğer bireylerin çocuğun bu davranışına korkutma, kızma… şeklindeki olumsuz tepkileri hem çocuğun duygusal gelişimini olumsuz yönde etkiler hem de cinsel organların daha fazla ilgi odağı haline gelmesine sebep olur. Tuvalet eğitimi yaşına geldiğinde çocuk için genital bölgeler tekrar ilgi odağı haline gelir. Bununla beraber genital bölgelerinde çişi ve kakasını tutmayı öğrenmesi söz konusu bölgelerdeki basıncı daha fazla hissetmelerine ve haz almalarına neden olacaktır. 

        Yaşları ilerledikçe cinsiyet farkları dikkatlerini çekmeye başlayacak, nasıl doğduğunu merak edecek … ve cinsellik hakkında daha fazla sorular sormaya başlayacaktır. Çocuklara net ve kısa ve doğru bilgiler verilmeli, ayrıntılardan ve kafalarını karıştırmaktan ya da yeni şeyler sormaya merak ettirtmekten kaçınılmalıdır. 

        Cinselliğin tabu olduğu ailelerde sorduğu sorulara olumsuz tepki veren, azarlanan çocuklar cinsel duygularını bastırmayı seçerek susar. Görünüşte cinsellikle ilgili sorulara ilgisi azalmıştır, ancak zihninde bu sorular döner durur ve en nihayetinde sorularınım cevaplarını öğrenecek eğri ya da doğru kaynaklar bulur. Bu kaynak çoğunlukla arkadaşları olur ve çocuk ebeveynine olan güvenini kaybetmeye başlar. Çocukluğunda anne baba tarafından bilgilendirilmeyen ergenlerin bu buhranlı dönemi atlatmaları ve anne babaları cinsellikle ilgili bilgi vermek istediğinde dinlemeleri ve aralarında sağlık bir diyalog yürütme şansları azdır.

 

 

Uzman Psikolog

Tuğba DEMİRÖZ

www.paradoksdanismanlik.com




  1. Makaleler Sayfasına Geri Dön...